5 Haziran 2016 Pazar

C.KAŞIKÇI - MISIR’I KURTARIN


MISIR’I KURTARIN

Cemal Kaşıkçı (Suudi kraliyet ailesine en yakın gazetecilerden; yazılı ve görsel birçok Arap medya kuruluşunda yazar ve yorumcu. Geçmişte Suudi Arabistan’ın eski ABD Büyükelçisi Prens Türki el-Faysal’ın basın müşavirliğini yürütmüş ve birçok Arap ülkesinde muhabirlik yapmış)
(İngilizcesi) Arab News, 10.11.2015 / (Arapçası) el-Hayat, 7.11.2015

Tercüme: Zahide Tuba Kor

(…) [Arap medyası] Suudi Arabistan bütün sonuçlarına katlanırken Mısır’ın canının istediği her şeyi yapabileceği yanılsamasına artık bir son verebilir.

Şimdiye kadar hep Mısır’ın şartlarını dikkate aldık, zira biz de onun başarısını canı gönülden istiyoruz. Bu yüzden hep sustuk, istikrarını ve barışını sağlayacağı ümidiyle. Ve ayrıca hükümetin düşmanlarına hizmet etmiş olmamak için.

Bununla birlikte parlamento seçimlerine düşük katılım oranı Mısır’da bazı şeylerin hiç de yolunda gitmediğinin açık bir işaretiydi. Müslüman Kardeşler ve diğer partiler seçimi boykot çağrısı yapmadı. Bazıları düşük katılım oranına ilişkin acayip gerekçelendirmelerde bulundular; oysaki önceki seçimlerde yağmur altında Mısırlıların upuzun kuyruklarda sıraya girdiklerini gösteren arşiv fotoğraflarını kontrol ettiğimizde bu mazeretlerin doğru olmadığı ortaya çıkıyor. Hiç kimse %26’lık resmi katılım oranına ikna olmuş değil; ama ilan edilen bu oranı doğru bile varsaysak, iki halk devriminin ardından önemli bir parlamento seçimine katılım için bu son derece düşük bir oran.

Hayal kırıklığı
Kısa zaman evvel Müslüman Kardeşler mensubu olmayan ve Cumhurbaşkanı Mursi’yi deviren devrimi destekleyen Mısırlı liderlerle bir araya geldim. Hepsi hayal kırıklığı içindeydi. Aralarından en az kötümser olanı, durumu istikrarlı olarak niteledi (…). Ama en kötümser olanı, Mısır’ın bir felakete doğru gittiği inancında; iktisadi kriz, ödemeler dengesinde açık ve döviz rezervlerinde sürekli bir azalış.

(…) Ortada gerçek bir ekonomik reform yok ve karşılıklı suçlamalar ortamı krizi çözmek için gerekli diyalogu engelliyor.

Bloomberg yeni Süveyş Kanalı’nı Mısır’ın dünyaya gereksiz bir hediyesi olarak nitelendiriyor: “Eğer dünyanın böyle bir projeye ihtiyacı olsaydı kanaldan faydalanan ülkeler ve mali kuruluşlar borç vermek veya projenin uygulanmasına dahil olmak için sıraya dizilirlerdi. Bu, zaten kıt olan paranın boşa savrulmasıydı.”

Mısır muhalefeti ülke dışında giderek büyüyor ve artık sadece Müslüman Kardeşler’le de sınırlı değil. (…)
Hadi yakıt sıkıntısından veya işçi grevlerinden dolayı üretimi duran Mısır fabrikalarının durumunu konuşalım. Hadi Suriye meselesinde Mısır’ın niye Suudi Kraliyetiyle zıt düştüğünü ve niye Cumhurbaşkanı Esed’i ve Rus saldırılarını desteklediğini açıklamaya çalışalım.

Niye acaba Mısır, Suriye’de İran hegemonyasına yol açacak bir Esed zaferinden korkmuyor? Mısır Suriye’nin İran’ın ellerine düşmesine nasıl izin verebilir? Niye Suud’un gözüyle bakamıyor? Diğer hiçbir başkent, Riyad ve Kahire kadar, Suriye’yi kendi stratejik güvenliklerinin bir parçası olarak düşünmüyor.


Mısır’a ve onun liderliğine sessizliğimizle artık hizmet edemeyiz. Doğru söze ihtiyaçları var. Mısır’ın durumunu, kendi görmek istediğimiz şekilde değil de, olduğu gibi görme vakti artık gelip çattı. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder