12 Kasım 2017 Pazar

D.IGNATIUS: SUUD, LÜBNAN BAŞBAKANINI ZORLA GÖZALTINDA TUTUYOR




David Ignatius (Washington Post gazetesi köşe yazarı, ödüllü gazeteci ve kitapları en çok satanlar listesinde yer alan casusluk romanı yazarı)
Washington Post, 10.11.2017

Tercüme: Zahide Tuba Kor

NOT: Lütfen kaynak göstermeden tercümenin bir kısmını veya tamamını kullanmayınız, alıntılamayınız, yayınlamayınız. 

Eski Lübnan Başbakanı Saad Hariri, Lübnanlı kaynaklara göre, İran’ı ve Lübnanlı müttefiki Hizbullah’ı sıkıştırmaya dönük Suudi kampanyasının bir parçası olarak Riyad’da ev hapsinde tutuluyor.
Hariri’nin zorla alıkonduğuna dair şaşırtıcı bilgi Beyrut’taki konuya vâkıf kaynaklardan geldi. Bu, Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın içeride ve dışarıda İran karşıtı duyguları harekete geçirerek yönetimine destek toplamaya dönük taktikleri konusunda yeni önemli kanıtlar sunuyor.
Hariri’nin (...) kaçırıldığına dair dedikodular Arap dünyasını şoke etti. Lübnanlı yetkililer, Veliaht Prens’in Lübnan’ı İran’la çatışmaya zorlamak istemesinden endişeli. Bazı Lübnanlı uzmanlar, Suudilerin onlarca yıldır Riyad tarafından finanse edilen Hariri ailesine tamamen kendisine tâbi muamelesi yapmasından şikâyetçi. 
Konuya vâkıf Lübnanlı kaynaklara göre hikâye, Başbakan Hariri’nin Veliaht Prens Muhammed bin Selman’la şahsi bir görüşme için 30 Ekim pazartesi günü Suudi Arabistan’a gitmesiyle başlamış. Veliaht Prens’in yanında Arap devletleriyle ilişkilerden sorumlu danışman Samir es-Sabhan da varmış [Z.T.K. David Hearst’ün yazısında bu kişinin görevi, Körfez’den sorumlu Suudi devlet bakanı olarak geçiyor].
Lübnanlı kaynaklara göre toplantı iyi geçmiş (…)
1 Kasım’da ülkesine dönen Hariri, Riyad’daki görüşmeler hakkında bilgi vermek üzere Lübnan bakanlar kurulunu toplamış. Kaynaklara göre Hariri, Lübnan ekonomisine ilişkin Paris’te bir uluslararası konferans toplanmasını, Lübnan ordusunu destek için Roma’da düzenlenecek toplantıyı ve yatırımı teşvik için ortak Suudi-Lübnan konseyini Suudilerin desteklediğini bakanlar kuruluna anlatmış. Hariri, Hizbullah temsilcilerinin de bulunduğu bakanlar kuruluna, Muhammed bin Selman’ın İran konusunda çok daha sert bir tutum takınacağı beklense de Lübnan’ın Suudi hedefi haline gelmeyeceğini anlatmış. Ama gelinen aşamada, şüpheleri gidermeye dönük bu güvencelerin yanlış olduğu ortaya çıktı.
Hariri, 6 Kasım pazartesi günü Kral Selman’la bir araya gelmek üzere Riyad’a dönmeyi planlamış. Ama program, veliaht prensin protokol ekibinin, Muhammed bin Selman’ın kendisini 3 Kasım cuma günü görmek ve hafta sonunu birlikte geçirmek istediğine dair acil telefonuyla öne alınmış. Cuma günkü toplantı gerçekleşmemiş (…).
Ertesi gün yaşandığı iddia edilenler bu hikâyenin ürkütücü parçası. Cumartesi sabah saat 8’de Muhammed bin Selman’la görüşmek üzere çağrılmış. Protokol gerekleri ortadan kalkmış ve Hariri sadece şahsi korumasıyla birlikte iki araçla yola koyulmuş. Saatlerce gözlerden kaybolmuş.
Daha sonra saat 2 sularında (…) başbakanlıktan istifasını açıkladığı bir bildiriyi okurken televizyon ekranlarında görülmüş. Bu türden İran’a karşı saldırganca bir dil Hariri’ye özgü olmayıp konuşma metinlerini yazanlardan hiçbirine de danışılmamış.
Yayından hemen evvel, Suudi devletine bağlı haber kanalı el-Arabiya’nın Hariri’nin istifa edeceğini duyurduğu söyleniyor. Daha evvel kaydedildiği aşikâr olan konuşmasının kaydı televizyon ekranlarında gösterilirken Hariri, Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Aun’u telefonla arayarak görevine devam edemeyeceğini ve birkaç güne Beyrut’a döneceğini söylemiş.
Ama Hariri, Riyad’da bulunan evine pazartesi gününe kadar dönmemiş ve gelen haberlere göre cumartesi ve pazar gecelerini, o gece başlayan yolsuzlukla mücadele tasfiyesinde gözaltına alınan önde gelen Suudilerin alıkonduğu Ritz-Carlton otelinin bir villasında geçirmiş. Hariri, Kral Selman’la pazartesi günü görüşmüş ve ardından Abu Dabi’ye, Suudi Veliahtı’nın mentoru olan BAE Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid’le görüşmeye gitmiş.
Salı günü Riyad’da bulunan ve şu an Suudi güvenlik güçlerinin sıkı gözetimi altındaki evine geri dönmüş. Hariri müteakip günlerini burada ABD, Rusya ve Avrupalı diplomatik temsilcilerle bir araya gelerek geçirmiş.
Suudilerin bir sonraki isteği ne olabilir? Lübnanlı kaynaklar, Hariri’nin daha sertlik yanlısı olan ağabeyi Bahaa’nın Riyad’ın başbakan adayı olabileceğine inanıyor. Hariri’nin diğer akrabaları geçen hafta Riyad’a davet edilmiş, ama daveti geri çevirerek gitmemişler. Bahaa’nın ise zaten orada olduğu söyleniyor. Ayrıca Bahaa’nın, yakın danışmanlarından Safi Kalo’yu Lübnan için gelecek stratejilerini görüşmek üzere on gün evvel Dürzi lider Velid Canbulat’a gizlice yolladığı, ama Canbulat’ın konuyu görüşmeyi reddederek toplantıyı terk ettiği de gelen haberler arasında.
Lübnanlı kaynaklar ülke içinde istikrarı koruma noktasında endişe duyduklarını söylüyorlar. Komşu Suriye’deki çatışmalara rağmen, ülkenin bir zamanlar birbiriyle savaşmış cemaatleri Lübnan’ı ayakta tutmak için birleşmişlerdi. 15 yıllık iç savaşın ardından Lübnan için değerli olan iç güvenlik şimdilerde risk altında görünüyor.

Lübnanlılar bir kez daha Ortadoğu’nun pinpon topu gibiler. Başbakanlarının ülkeye geri dönmesini istiyorlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder