“EŞİM MÜCAHİTLERDENDİ; VATANI
UĞRUNA ŞEHİT OLMAYI TERCİH ETTİ”
Kahire, 3.8.2026
Röportajları yapan: Zahide Tuba
Kor
Tercümede yardımcı olan: Betül
Aslan
NOT: Blogdaki şahsıma ait bütün
yazı, röportaj, tercüme, fotoğraf ve infografikleri ancak kaynak göstermek
şartıyla kullanabilirsiniz.
NOT: Blogda yer alan 1000'e yakın içeriğe http://ortadogugunlugu.blogspot.com.tr/2018/01/bu-blogda-neler-var.html
linkinden toplu olarak ulaşabilirsiniz.
Öncelikle sizi tanıyalım. Neden
Gazze’den Mısır’a geldiniz?
Gazze’nin batısındanım. 2024’te
geldim, yaklaşık iki buçuk senedir Mısır’dayım. Evimiz bombalanmıştı. Eşim mücahitlerden
olduğu için Siyonistlerce aranan bir isimdi, onunla birlikte olmamız çok riskliydi.
Bizi güvenli bir yere göndermek istedi. Çocuklarım bomba seslerinden ve çadırda
böceklerden çok korkuyorlardı. Sürekli korkuyla yaşamak istemedik. Sınır kapısının
henüz açık olduğu dönemde Mısır’a koordinasyon ücreti ödeyerek geldik.
Biliyor musunuz, şimdiye kadar
onlarca Gazzeliyle röportaj yaptım. Eşim, oğlum veya kardeşim mücahitti diye açık
açık söyleyen ilk kişisiniz…
Eşimin mücahit olduğunu size söylemekten çekinmedim, sonuçta artık şehit oldu. Sağken gizlerdim tabii ki. Eşim
Allah yolunda direnen mücahitlerdendi. Vatanı uğruna şehit olmayı bizzat tercih
etti. Siyonistler onu Ocak 2025’te doğrudan hedef alarak füzeyle vurup şehit ettiler.
Hayattayken Yahudilere karşı çok kahramanca operasyonlar gerçekleştirmişti. Onunla
gurur duyuyorum.
Ailemde başka şehitler de var. Eşimin
kız kardeşi, eşi ve üç kızı şehit oldular. Dayım, amcamın oğlu, halamın oğlu ve
ailemden daha birçok insan şehit düştü.
Peki, Mısır’da insanlar mücahit
eşi olduğunuzu biliyorlar mı?
Hayır, kimseye söylemedim. Açıkça konuşmam gerekirse, insanların birçoğu, 7 Ekim’den
sonra direnişçilere karşı öfke duymaya başladı; çünkü yaşananlardan
direnişçileri sorumlu tutuyorlar. Ama bu doğru değil. Biz zaten 1948’den beri savaşa,
bombardımana, göçe ve ölüme maruz bırakılıyoruz. 7 Ekim ve direniş, bir sebep değil,
sonuçtu.
Aksa Tufanı operasyonu keşke yapılmasaydı,
Gazze(liler) bu hale düşmeseydi diye hiç düşündünüz mü?
Hayır, nasibe ve kadere iman
ediyorum. Rabbime imanım ve sabrım tam. Başlangıçta tüm bu zorlukları, bu denli
kıtlığı, açlığı, bombardımanı, korkuyu yaşayacağımızı, en sevdiklerimizi
kaybedeceğimizi düşünmemiştik tabii ki. Ama hamdolsun, Rabbimizin dilediği her
şeyde bir hayır olduğuna inanıyorum. Allah sevdiği kullarını imtihan eder, ne
kadar çok sabredersek karşılığını o kadar çok alacağız inşallah.
Mısır’da hayatınız nasıl geçiyor?
Çocuklarımla ve evimle ilgileniyorum.
Şu an adeta bir kamp kurdum, çocuklarıma hafızlık yaptırıyor, İngilizce ve
Arapça öğretiyorum. Aslen psikoloğum ama Mısır’da ikamet iznimiz olmadığından çalışamıyorum.
Tabii ki bir iş fırsatı bulup çalışmak, boş vaktimi değerlendirmek, insanlara
da faydalı olmak isterdim.
Bu savaş size neler öğretti?
Savaş bana sabrı, dünyanın
geçici olduğunu, dünyayı değil ahireti öncelememiz gerektiğini öğretti. Baskılarla
ve zorluklarla nasıl mücadele etmem ve nasıl sorumluluklar üstlenmem gerektiğini
de. Savaştan çok şey öğrendim, hamdolsun.
Silah bırakma hakkında ne
düşünüyorsunuz?
Silah bırakmanın çözüm olmayacağını
düşünüyorum. Çünkü cihat; gurur duymamız gereken, bizi güçlü kılan, akidemiz
gereği ısrarcı olmamız gereken bir şey. Cihat etmek Kur’an’da farz kılınmıştır.
Her Müslüman’a farzdır. Allah, savaş kızıştığında savaş meydanından kaçmayı haram
kılmıştır. Bu yüzden silah bırakma kararı çok ama çok rahatsız edici. Çünkü
gelecekte bir gün topraklarımıza tüm gücümüzle döndüğümüzü görmek istiyorum. Bizden
zorla alınanı biz de zorla almak zorundayız, başka yolu yok.
Evlenmeden evvel müstakbel eşinizin
direnişçilerden olduğunu biliyor muydunuz?
Evet, en başından beri
biliyordum. Nişanlandığımızda bana kendisinin Allah yolunda cihat edenlerden olduğunu
söylemişti.
Peki, mücahit eşi olmanın
zorlukları nelerdi?
Eşim savaş dönemlerinde direniş için 7/24 dışarıdaydı.
O dışarıda mücadele ederken siz tek başına kalıyorsunuz. Kendinizi devamlı
tehlike altında hissediyorsunuz, güvende olamıyorsunuz, her an hedef alınma
korkusuyla yaşıyorsunuz. Özetle, güvende hissetmekle ilgili sıkıntıların hepsi,
o kadar. Aksa Tufanı’ndan önce eve gelip giderdi, ama onu yine az görüyorduk.
Dışarıda çok fazla işi vardı. Hem normal işinde gücündeydi, babasının yanında
marangozluk yapıyordu hem de cihat hazırlıkları içindeydi. Ama tabii savaştan
sonra işini yapamaz oldu, tamamen cihada odaklandı.
Eşim eğitimliydi, İngilizce
bilirdi. Çok başarılı ve zeki biriydi ki zaten direnişçiler yetenekli
insanlardır. İçlerinde mühendisler, doktorlar, öğretmenler, akademisyenler,
eğitimli insanlar vardır. Öyle olmasalardı zaten böyle büyük bir kahramanlık
gösteremezlerdi.
Mücahitler ve aileleri şu an ne
durumdalar?
Mücahitlerin %90’ı
bombardımanlar ve suikastlarla şehit edildi. Geriye neredeyse kimse kalmadı.
Kız kardeşimin mücahit eşini de kafasını gövdesinden ayırarak öldürdüler. Üç
kızı var ve şu an Gazze’deler. Üzgün tabii ki, bitik halde. Mevcut şartlarda iyi
olmalarını gerektirecek bir şey de, bir sevgi dayanakları da kalmadı. Her
şeylerini yitirdiler. Her halimize hamdolsun.
Yeni geçici teknokrat yönetim
hakkında ne düşünüyorsun?
Açıkçası bir düşüncem yok.
Sadece Gazze’nin tekrar güvenli hale gelmesini ve savaşın bitmesini istiyorum,
o kadar.
Sizce direniş artık bitti mi,
yoksa şehit çocukları ileride direniş bayrağını babalarından devralacak mı? Bunu
soruyorum, çünkü Gazze çok değerli insanlarını, öncü ve önder kadrosunu yitirdi.
Çocuklar eğitimsiz kaldı. Ayağa kalkış öyle kolay olmayacak gibi görünüyor. Ne dersiniz?
Şehit çocuklarının büyüdüklerinde direniş saflarına katılmaları, geçmişte olduğu gibi gelecekte de mümkün. İsrail, direnişi ne kadar yok etmeye çalışırsa çalışsın yeni nesil direnmeye devam edecek. Başarılı olacağız, hatta zaferimiz çok büyük ve şanlı olacak; çünkü zafer büyük zorluklardan sonra gelir. Yaşadığımız tüm bu zorluklar daha kuvvetli, muzaffer bir nesil çıkaracak. İsrail daha önce de direniş kadrolarını yok etmeye çalıştı, ama her seferinde yeni direnişçiler yetişti. Allah’ın izniyle bizden sonra da yeni bir nesil yetişecek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder