KAHİRE’DEKİ
GAZZELİLERLE YAPTIĞIM RÖPORTAJLAR – 2
12
Mart 2026
Şanlıurfa
merkezli Kardeşim Derneği’nin Kahire’deki Gazzeliler için verdiği iftarda, derneğin
maddi yardımlarıyla protez bacaklara kavuşan dört gençle kısa röportajlar yaparak
Gazze’de başlarına gelenleri öğrenmeye çalıştım. Savaşta çok fazla Gazzelinin
organlarını yitirdiğini hatırlatayım. Mısır’da her protez bacak 300.000 TL’ye
mâl oluyor. Sizler de aranızda yardım toplayıp Gazzelileri yitirdikleri
organlarını telafi edecek protezlere kavuşturabilirsiniz.
1. Genç Asım
Savaşta
neler yaşadın?
Gazze
şehrinde yaşıyordum. Yaralıları hastaneye ulaştırmakla görevliydim. Evde ailemle
uyurken binamız bombalandı; uyandığımda iki ayağımdan yaralandığımı anladım.
Hastaneye gittim. Kan kaybından baygındım, doktor her iki ayağımı da diz
altından kesti. Acıyı hissetmedim.
Dizden
aşağısının kesildiğini anladığında ne yaptın?
Allah’a
hamd ettim, elhamdülillah dedim sadece.
Ailende
şehit var mı?
Annem
ve kız kardeşim şehit düştü. Babam ve
iki erkek kardeşim hala Gazze’de. Mısır’a bir erkek kardeşim bana refakatçi
olarak geldi.
Hayatın
nasıl değişti, ne gibi sıkıntılar çekiyorsun?
Ayakları
olanlar gibi rahat hareket edemiyorum, yürümekte zorlanıyorum. Bu süreçte
kaslarım da zayıfladı. Ama elhamdülillah her halimize. Tedavi sürdükçe Allah’ın
izniyle daha iyi hale geleceğim. Mısır Arap Cumhuriyeti sağ olsun bizi tedavi
için kabul etti. Elhamdülillah protez bacaklarıma ve sağlığıma kavuştum.
2. Genç Muhammed
Savaşta
nasıl yaralandığını ve sonrasında neler yaşadığını anlatır mısın?
Gazze şehrinde yaşıyordum. Evimizin civarı bombalandı, yaralılar vardı. Hanımım doğum sancıları çekmeye başladı. Arabam vardı. Hanımımı ve yerdeki parçalanmış küçük çocukları alıp hastaneye yola çıktık. Sabah 4’te ansızın karşımıza bir işgalci tankı çıktı ve roketatarla ateş açtı. Bu sırada sol ayağımdan yaralandım. Sonra bir asker tanktan indi ve ölmemiz için bize doğrudan gerçek mermilerle ateş etti. Arabadaki herkes şehit düştü. Arabam kullanılmaz hale geldi. Ayağımdan yaralandığım için yürüyemiyordum. Üç kilometre ötedeki en yakın hastaneye sürünerek gittim. Ameliyat için hastanede herhangi bir anestezi yoktu; çünkü Yahudiler Gazze’ye ilaç ve tıbbi malzeme girişine izin vermiyordu. Mecburen anestezisiz bacağımı kestiler. Korkunç bir acıydı; çığlıklar atıyor, inliyordum. Daha sonra evim de bombalanıp tamamen yıkıldı. Tedavi için Mısır’a gitmeme izin çıkana kadar Gazze’de bekledim. Sonunda çok şükür Mısır’da tedavime başlandı. Protez bacağa kavuştum. Şimdi iyiyim.
3. Genç Abdullah
Savaşta
neler yaşadın?
Deyr
el-Balah’taki el-Megazi mülteci kampındanım. Ocak 2024’te soykırım savaşına
maruz kaldık. 14 gün boyunca kampı kuşattılar. Yemek yok, su yok. Ailemle
evimizde kaldık. Hükümet kurumları ve uluslararası kuruluşlar tahliyemiz için
çağrılar yaptı. Ama maalesef çağrıları dinleyen olmadı ve bombardıman çok
şiddetli olduğundan kimse de bir şey yapamadı. 14 Ocak 2024’te evimiz vuruldu
ve tüm ailem şehit düştü. Tam 15 kişi. Babamı ve kız kardeşimi bütün
çocuklarıyla birlikte kaybettik. Ben, annem ve eşim hayatta kaldık. Eşim 4
aylık hamileydi. Elhamdülillah, Rabbim çocuğumuzun Mısır’a gelmeden Gazze’de
doğmasını nasip etti. El-Aksa Şehitleri Hastanesinde sağ bacağım dizimin
üstünden ve sol ayağım kesildi. Sevgili Mısır’a tedavi için geldim. Türk
kardeşlerimizin maddi yardımlarıyla Mısırlı doktorlar sayesinde iyi bir tedavi
gördüm. Filistinliler olarak Mısır’da kalanlara ve yaralılara yardıma gelen
Türklere müteşekkiriz. Allah dünyada ve ahirette ecrinizi versin.
Mısır’a
kiminle geldin?
Eşim
bana refakat etti. Annem İsrail’in inadı yüzünden Gazze’de kaldı. İsrail ya
annenle ya eşinle gidebilirsin dedi. Eşim yeni doğum yapmıştı, bebeğimiz vardı.
Annem eşinle birlikte gidip kendini kurtar dedi.
Annen
Gazze’de yalnız ne durumda? Ailenin kalanı şehit düşmüşken aklın annende kalmıyor
mu?
Annem
yıkılan evimizde kaldı. Gazze’de akrabalarımız var çok şükür. Zaten biz
Gazzeliler hepimiz birbirimizin akrabası sayılırız. Hepimiz kardeşiz. Annem
Arap, Türk ve uluslararası yardım kuruluşlarının yardımlarıyla hayatını
sürdürüyor. Deyr el-Balah’a çok şükür yardımlar hala giriyor; burası en az
yıkım alan yer.
Gazze’de
5-6 ay boyunca şiddetli açlık yaşandı. Bu durum Mısır’daki biz Filistinlileri psikolojik
olarak çok yordu. Mesela Asım kardeşimin babası ve akrabaları Gazze’de
olduğundan aklı fikri tamamen açlık çeken Gazze’deydi. Muhammed kardeşimin de çocukları
Gazze’de olduğundan zihni tamamen orayla meşguldü. Benim de annem aklımdan
çıkmadı. Bana yeni protez bacak takılmıştı; protezi satıp parasını Gazze’deki
anneme yollamak istedim. Durum çok kötüydü; ama elhamdülillah bu aşamayı
atlattık.
Hanımının
psikolojisi nasıl?
Yıkılmış
durumda psikolojik olarak. Savaşın en başından beri ailesini ve akrabalarını hiç
göremedi. Çünkü ailesi kuzeyde Cabaliye mülteci kampında kuşatma altındaydı,
biz ise Gazze’nin orta kesimindeydik. Aklı hep ailesinde kaldı. Kardeşi şehit
düştü, ebeveyni yaşıyor. Ailesi şimdi Gazze şehrinde bir çadırda kalıyor.
(Üç
gence birden sordum) Savaş rüyalarınıza hala giriyor mu?
Hayatınızı nasıl etkiledi?
Gazze’de
yaşadıklarımızı ve çektiğimiz acıları geceleri kâbus olarak görüyoruz. Uyumak
zor. Gündüz de sürekli korkular yaşıyoruz. Kendimizi hala güvende hissedemiyoruz.
Balonun bile patlama sesini duysak panik oluyoruz, füze saldırısı gibi
hissediyoruz. Bu duygudan kurtulmak zor.
Başımızı geceleri yastığa koyduğumuzda, kaybettiğimiz Gazze’deki arkadaşlarımızı ve sevdiklerimizi hatırlıyoruz, hüzne gark oluyoruz. Kaybettiklerimizi düşünmek, buradaki acılarımızın kaynağı. Ama her zaman onlar için dua ediyoruz ve cennette şehitlik derecesine yükseleceklerini umuyoruz. Kaybettiğimiz sevdiklerimizle cennette tekrar buluşacağız inşallah.
4. Genç Ömer
Tek
başıma yolda yürürken bombalanan bir bina üstüme düştü. Kurtarma esnasında ayağım
hemen kesildi. Akabinde hastaneye götürüldüm. Yaralandıktan iki yıl sonra tedavi
için Mısır’a gelebildim. Burada protez bacak takıldı. Çok şükür sağlığıma
kavuştum, normal hayata döndüm. Ailem Gazze şehrinde yaşıyor. Kız kardeşimle
buradayız ama okuduğu için bir ay sonra dönecek. Küçük bir ameliyat daha olmam
lazım. Ondan sonra protezde biraz değişiklik yapılacak. Tamamen iyileşince
Gazze’ye dönmeyi düşünüyorum. İsrail, yaralı veya hasta olduğu için Mısır’a
tedaviye gelenlerin dönüşünü engelleyemiyor, geri dönmemizi istemese de; diğer
yollarla gelenlerin ise dönüşüne izin vermiyor.
***
12
Mart 2026 tarihinde Kardeşim Derneği’nin Kahire’deki Gazzeli dul, yetim ve
yaralılar için verdiği iftarda karşılaştığım bazı hanımlarla yaptığım
röportajları aşağıda paylaşıyorum.
1. Şucaiyyeli bir hanım
Şucaiyyeli
olduğunuzu öğrendim. 2014’teki 51 günlük savaşta Şucaiyye’yi muazzam direnişi
sayesinde öğrenmiştik. Son savaşta neler yaşandı?
Yaşanan,
savaş değildi, tam bir barbarlıktı ve bombardıman çılgınlığıydı. Bu çocuk veya şurası
sivillerin evi vs. demeden rastgele bombalar yağdırıyorlardı. Biz bombardımandan
ve savaş uçaklarından korkarak Şucaiyye’den güneye göç ettik; ama kocam ve
oğlum gelmedi, evde kaldılar. Kocam sabah namazını kılarken evimiz bombalandı.
Kocam 40, oğlum 23 yaşındaydı şehit düştüklerinde. Binamızda 5 kişi şehit oldu,
karşı binada 30 kişi. Zeyno ailesi muhtemelen 100’den fazla şehit verdi. Elhamdülillah
her halimize.
Mısır’a
niçin geldiniz?
Eşim
ve oğlum şehit düştükten sonra ailem beni gönderdi. Çok yorulduk Gazze’de. Annem-babam
hepimiz buradayız. Gazze’de hepimiz tek bir çadırdaydık, çok zordu. Erkek kardeşimin
arkadaşı sayesinde Mısır’a gelebildik, Allah ondan razı olsun. Haydutça bir
saldırıya uğramamızdan korktu. Gazze’de yaşananlar, haberlerde duyduklarınızdan
çok daha fena.
2. Üçüz annesi bir hanım
Han
Yunus kampındanım. Kocamı savaşın ilk haftasında Ekim 2023’te kaybettim. Kahvaltı
ederken evimiz bombalandı; kocam şehit düştü, ben de sırtımdan sakatlandım. Üçüzlere
hamileydim. Yedi yıl hasretten sonra tüp bebek yöntemiyle daha iki ay evvel
hamile kalmıştım… Savaş çok zordu. Aç kaldık. Hamileliğimin altıncı ayında
Mısır’a geldim, yedinci ayda doğurdum. Durumum çok kötüydü. Sırtımdaki şarapnel
parçaları yüzünde hareket edemiyordum, sürekli sırtüstü yatmak zorundaydım. Üçüzlerim
1,5 ay küvözde kaldılar. Ağrım hafifleyince beni Filistinlilerin kaldığı mahalleye
götürdüler. Alt sınıfların yaşadığı bu evlerde şartlar çok çok zordu. Ne yardım
vardı ne yemek ne içecek; hiçbir şey yoktu. Orada beş ay kaldım. Sonra üçüz
çocuklarımla kiraya çıktım.
Mısır’a
tek başına mı geldin?
Evet,
tek başıma. Gazze’den annemle birlikte yola çıktım ama pasaportu olmadığı için onu
sınırdan çevirdiler, Gazze’ye geri dönmek zorunda kaldı. Mısır’da geniş aile ve
akrabalarımdan kimse yok.
Ayda
5000 cüneyh kira ödüyorum. Herhangi bir gelirim yok. Arada bir gelen yardımlarla
ayakta kalmaya çalışıyorum. Gıda kolisi olarak verilen insani yardımların
yarısını satıyorum ki geçinebileyim. Mesleğim iç mimarlık. Ama Mısır bu alanda
zayıf, iş yok. Zaten tamamen iyileşmiş de değilim, hareket etmekte
zorlanıyorum.
Tek
başına yabancı bir ülkede üçüz çocuk büyütmek çok zor olmalı…
Hem
de nasıl. Çok zorlanıyorum. Üçüzlerimin hepsi erkek ve şu an 1,5 yaşındalar. Bir
yere götürmek için üç çocuğu arabaya bindirmek bile beni çok yoruyor. Evde de
öyle. Her birini tek tek beslemek zorundayım, gücüm de param da yetmiyor. Bakımlarında
çok zorlanıyorum. Burada iyi arkadaşlar edindim, birbirimize gidip geliyoruz ama
nihayetinde herkes kendi evinde yaşıyor. Keşke yanımda daimi biri olabilseydi. Çocukların
masrafları da çok fazla; bebek bezi, süt, meyve… Aile geçimini sağlayan bir
kocam yok artık. Ne kadar zorlandığımı varın siz düşünün. Çocuklarımın aylık masrafını
birileri üstlense ve kiramı ödese keşke...
Gazze’deki
ailen ne durumda?
Ailem
Han Yunus’un Mevasi bölgesinde çadırda kalıyor. Hayat orada çok zor. Suları varillerde
getiriyorlar. Yemek için sıraya girmek zorundalar. Bir tencere yemek kuponla
veriliyor. Kışın çadırda durum daha da zor. Yağmur yağıyor, fırtına esiyor, her
yer çamur. Bu şartlarda yaşamaya çalışıyorlar. Uyumakta zorlanıyorlar. Buz gibi
havada kışlık elbiseleri bile yok. Kıyafetler çok pahalı, satın alabilmeleri
mümkün değil. Babam Gazze’de çalışmıyor, çünkü savaşta bacakları kesilmek
zorunda kalındı. O da çok zor durumda.
3. 17 yaşında lise öğrencisi bir genç kız
Beyt
Lahiya bölgesindenim. Savaştan bir-iki hafta evvel hafızlığımı tamamlamıştım.
Babam üniversitede bilgisayar mühendisliği bölümünde öğretim üyesiydi. Savaşta
babam ve üç amcam şehit oldu; annemin bütün akrabaları şehit düştü. Yaklaşık
70-80 şehidimiz var. Gazze’de akraba kalmadı. Burada annem ve dört kardeşimle
birlikteyiz. Lisede öğrenciyim. İki erkek kardeşimden biri yaralandı, diğeri
hasta. Burada hayat çok zor ve ilaçlar çok pahalı, aylık 500 dolar tutuyor. Ama
düzenli bir yardım alamıyoruz. Mısır’da beş kişi hayata tutunmaya çalışıyoruz. En
zoru kardeşimizin tedavisi.
4. Refah şehrinden bir hanım
Evimizdeyken
Aralık 2023’te yan bina bombalandı. Hafif yaralandık, ailemizde şehit yok çok
şükür. Ama durum çok zordu. Elektrik yok, su yok, gaz yok, yemeğe bile muhtaç
kaldık. Para ödeyerek üç çocuğumla Mısır’a sığındım. [Z.T.K. İlk altı ay
Gazzeliler kişi başı 5000 dolar rüşvetle Mısır’a gidebiliyordu.] Savaştan evvel
kocam ölmüştü. Dul olduğum için hayat daha da zordu.
5. Refah şehrinden bir hanım
Kocam
şehit oldu. 4 yaşındaki oğlumla birlikte Mısır’a geldik; bombardımanda
burnundan yaralanmıştı, tedavi olması gerekiyordu. Burada ameliyat oldu. Ama
biraz daha büyüyünce yeni ameliyatlar olması gerekiyor. Ailem Gazze’de deniz
kıyısındaki çadır kamplardan birinde kalıyor. Durumları gerçekten çok zor.
6. Son hanım
Babam,
erkek kardeşim ve hanımı şehit oldu. Evimiz yıkıldı. Beş çocuğumla Mısır’a geldim.
Annem ve kız kardeşlerim Gazze’de kaldı; hayatları çok zor. Burada da hayat zor;
onlardan daha iyi durumda olsak da ailesiziz, kimsesiz durumdayız. Allah bizi
korusun.
(Gazze’ye
dönmeyi düşünüyor musun soruma cevaben) İnşallah ama durumlar iyileşirse, onurlu
bir hayat imkânı olursa. Başımızı sokabileceğimiz bir ev olursa; çünkü çadırda
yaşamak çok çok zor. Halihazırda Gazze’de hiç hayat yok.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder