11 Temmuz 2016 Pazartesi

G.SOROS: BREXIT VE AVRUPA’NIN GELECEĞİ



BREXIT VE AVRUPA’NIN GELECEĞİ

George Soros (George Soros, Soros Vakfı ve Açık Toplum Vakfı Başkanı)
Project Syndicate, 25.6.2016

Tercüme: Zahide Tuba Kor

İngiltere, bana göre, AB’yle olabilecek en iyi anlaşmaya sahipti; ortak para birimi avroya katılmadan ortak pazarın bir parçası olmuş ve diğer bir dizi AB hukuki düzenlemesinden muaf kalmayı başarmıştı. Ama bu bile İngiliz seçmenin AB’den ayrılma yönünde oy kullanmasını durdurmaya yetmedi. Peki niçin?
(…) Avrupa göçmen krizi ve Brexit tartışmaları birbirini besledi. (…)
(…)
Şimdi ise –pratik olarak AB’nin dağılmasını kaçınılmaz kılmak suretiyle– birçoklarının korktuğu o felaket senaryosu gerçekleşti. İngiltere, nihai olarak, AB’den ayrılarak diğer ülkelerden görece daha iyi bir hale gelebilir de gelemeyebilir de; ama ekonomisi ve halkı, kısa ve orta vadede çok büyük sıkıntılar çekecektir. Referandumun hemen ardından para birimi sterlin son 30 yılın tarihî dip noktasını gördü. Uzun ve karmaşık bir yol olan AB’den iktisadi ve siyasi boşanma süreci müzakere edilirken tüm dünyada mali piyasaların çalkantılar içinde seyretmesi muhtemeldir. Öyle ki bunun reel ekonomiler üzerindeki sonuçları, 2007-2008 mali kriziyle mukayese edilebilir bir düzeye ulaşacaktır.
Şüphesiz bu süreç, nice belirsizliklerle ve siyasi risklerle dolu; zira risk altında olan, sadece İngiltere’nin bazı gerçek veya muhayyel avantajları değil, Avrupa projesinin ayakta kalabilirliği. Brexit AB içindeki birlik karşıtı diğer güçlerin de önünü açacaktır. (…)
Dahası Birleşik Krallığın bizatihi kendisi ayakta kalamayabilir. Ezici bir çoğunlukla AB içinde kalma yönünde oy kullanan İskoçya, bağımsızlığını kazanmak için bir girişim daha başlatabilir. AB’de kalmaktan yana oy kullanan Kuzey İrlanda ise çoktan İrlanda Cumhuriyeti’yle birleşme çağrısı yaptı bile.
AB’nin Brexit’e tepkisi de diğer bir muhtemel gizli tehlike. (…) İngiltere’nin ticaret hacminin yarısını AB ülkeleriyle ticaretin oluşturduğunu göz önüne alırsak Brexit’in ihracatçılar üzerine etkisi yıkıcı olabilir. (…) Önümüzdeki yıllarda mali kuruluşların operasyonlarını ve personelini avro bölgesine kaydırmasıyla Londra Şehri (ve Londra’nın emlak piyasası) sıkıntılardan azade olmayacak.
Ama Avrupa üzerindeki yansımaları çok daha kötü olabilir. Üye devletler arasındaki gerilimler kırılma noktasına ulaştı; sadece mülteci krizi yüzünden değil, aynı zamanda Avro Bölgesi’ndeki borç verenler ve borç alanlar arasındaki sıradışı gerginliklerden dolayı da. Aynı zamanda Fransa ve Almanya’da zayıflayan liderler iç meselelere odaklanmış durumda. İtalya’da Brexit’in ardından borsanın %10 değer kaybetmesi, doludizgin yaklaşmakta olan bankacılık krizine karşı ülkenin ne denli savunmasız olduğunun bir işareti. Bu durum, daha yeni Roma belediye başkanlığını kazanan popülist Beş Yıldız Hareketi’ni gelecek sene İtalya’da iktidara taşıyabilir.
Bunların hiçbiri, -gerçek bir bankacılık birliğini, sınırlı bir mali birliği ve demokratik hesap verilebilirliğin daha güçlü mekanizmalarını içermesi gereken- ciddi bir Avro Bölgesi reformu için hayra alamet değil. Ve zaman da Avrupa’nın lehine işlemiyor; zira –ihtilafları kendi lehlerine istismar etmeye çalışan– Türkiye ve Rusya gibi aktörlerin dış baskıları Avrupa’nın iç siyasi gerilimlerini şiddetlendiriyor.
Bugün gelinen nokta işte tam da bu. İngiltere de dahil tüm Avrupa, ortak pazarın ve ortak değerlerin kaybından muzdarip olacak. Ancak AB gerçekten çökmüş ve vatandaşlarının ihtiyaçlarını ve beklentilerini tatmin edemez durumda. Başıbozuk bir parçalanmaya doğru gidiyor (…)
Ama asla pes etmemeliyiz. İtiraf etmeliyiz ki AB kusurlu bir yapıydı. Brexit sonrası AB değerlerine ve prensiplerine inanan bizler onu baştanbaşa yeniden inşa ederek kurtarmak için el ele vermeliyiz. (…)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder