10 Ağustos 2026 Pazartesi

Z.T.KOR: GAZZE/CEBALİYE’DEN HANIMLARLA KISA GÖRÜŞMELER

 

GAZZE/CEBALİYE’DEN GELMİŞ HANIMLARLA KISA GÖRÜŞMELER

Kahire, 12.3.2026

Röportajları yapan: Zahide Tuba Kor

Tercümede yardımcı olan öğrencim Betül Aslan’a müteşekkirim.

 

NOT: Blogdaki şahsıma ait bütün yazı, röportaj, tercüme, fotoğraf ve infografikleri ancak kaynak göstermek şartıyla kullanabilirsiniz.

NOT: Blogda yer alan 950 küsur içeriğe http://ortadogugunlugu.blogspot.com.tr/2018/01/bu-blogda-neler-var.html linkinden toplu olarak ulaşabilirsiniz.

 

Ramazan’da tamamı Gazze’nin kuzeyindeki Cebaliye şehrinden veya mülteci kampından olan yaklaşık 20 kişilik bir grup kadınla Kahire’de görüşüp kısa hikayelerini dinledim. Cebaliye, Gazze direnişinin merkezi olup en büyük yıkımı alan bölgelerden biri. Savaşta neler yaşadıklarını, Kahire’ye neden geldiklerini, Gazze’de kalan yakınlarının durumlarını ve en önemlisi, Cebaliyelileri direnişçi kılan faktörleri sordum. Buyurunuz okumaya…

 

Gazze’de savaş sırasında neler yaşadınız ve Mısır’a niçin geldiniz?

1. Eskiden beri kuzeyde Cebaliye’de yetimlere, fakirlere ve yerinden olanlara hizmet veren yerel bir yardım derneğinde çalışıyordum. Savaş başlayınca ailem Gazze’nin batısındaki güvenli bir bölgeye sığındı. Ben ise onlarla gitmeyip görevimin başında kaldım. 11 Ocak 2025’te, yani ikinci ateşkesten kısa süre evvel, Cebaliye’de mültecilerin sığındığı okuldaki ofisimizin bombalanmasıyla yaralandım. Sıradan bir gündü, biz her zamanki gibi yetimlere gönderilen yardımları dağıtıyorduk. Birden ofis Siyonist uçaklarınca bombalandı. Yetim biriminden sorumlu arkadaşım şehit düştü, personelimiz ve okuldaki sivil insanlar da yaralandı. Her halimize hamdolsun. Bacaklarımdan yaralandım ve her ikisi de kesildi. Sağ elim ve sırtımda da yanıklar oluştu. Çok şükür annem ve iki kardeşimle birlikte Mısır’a geldim. Burada protez bacak takıldı, şu an protezlere alışmak için yürüme egzersizleri yapıyorum. Yanıklarım iyileşti ancak yanık bölgelerimden estetik ameliyat da olmak zorundayım. Elhamdülillah.

 

2. Savaş henüz başlamıştı. 12 Ekim 2023’te amcamın evi bombalandı. Saldırıda kızı, oğlu ve torunlarının da aralarında olduğu 13 kişi şehit düştü. Oğullarından biri yedi gün yoğun bakımda kaldı. Amcam da enkaz altında kaldı, bu süreçte görme ve işitme duyularını kaybetti. Enkazdan çıktıktan sonra dengesini sağlayamadığından yürüyemez oldu ve tekerli sandalyeye mahkûm kaldı. Açık yarası ve kanaması olmadığından fark edilemedi. Meğer enkaz altında aldığı darbeler nedeniyle beyninde sıvı birikmesi oluşmuş, biriken sıvı duyu merkezine baskı yapmış; bu yüzden dengesini yitirip hareket edemez hale gelmiş. Düşünün, tuvalet ihtiyacını bile hissedemiyordu. Doktora götürdük. Doktor gözünü muayene edince başına aldığı darbeyle duyularını kaybettiğini söyledi. 9 Şubat 2024’te ilk tüpü taktılar, tüp 15 gün takılı kaldı ama durumu değişmediği gibi daha da kötüleşti. Nöbet geçirmeye başladı; hareket edemiyor, herhangi bir tepki veremiyor, sadece nefes alabiliyordu. Hastaneye tekrar götürdük; doktor sıvı birikmesi nedeniyle ikinci bir ameliyat olması gerektiğini söyledi. 25 Şubat’ta ikinci tüpü taktılar. Tüpü takar takmaz doktor beyninde başlangıç aşamasında küçük bir tümör olduğunu fark etti ve tedavi için bizi Mısır’a sevk ettiler. Çok şükür şu an kemoterapi görüyor. Bir ameliyatla göze baskı yapan ve görmesini engelleyen tümörü aldılar. Ama sıvı birikmesi yüzünden oluşan diğer tümör büyüyüp duyu merkezlerine yayıldığı için temizlenemedi. Mısır’daki doktorlar, ameliyat yapmaya cesaret edemedi; ölebilir veya tamamen felç kalabilir dediler. Böyle bir ameliyatı ancak yurtdışındaki uzman cerrahlar yapabilirmiş.

Bize gelince, savaş şiddetlenince bir üniversite binasına sığınmıştık. İki oğlumu geçici sığınma merkezine dönüştürülen üniversitede hedef aldılar. Biri şehit düştü, diğeri yoğun bakımda yedi gün kaldı, hayati tehlikesi devam ediyor. Ameliyat olması gerekiyor. Vücuduna saplanan şarapnel parçaları bedeninin yarısını etkiliyor. Bu yüzden çalışamıyor, herhangi bir iş yapamıyor. Allah şifasını verecek inşallah. Rabbim sizlere de lütfu ve keremiyle muamele etsin.

 

3. Savaş Cebaliye’de gerçekten çok zordu Aileler dağıldı gitti. Ailemden yaklaşık 80 şehit var. Bütün çekirdek ailemi kaybettim; geriye bir tek ben, kızım, onun eşi ve çocukları kaldık. Kızım ve onun dört çocuğuyla birlikte Mısır’dayız. Buraya kızım yaralandıktan üç ay sonra tedavi için geldik. Vücudu bombardımanda yanmıştı. Gazze’deki üç kız kardeşim dul ve çocukları yetim kaldı. Alemlerin Rabbine şükürler olsun. Biz ribat yurduyuz, cihat yurduyuz. Allah’ın bizi bu mukaddes topraklarda yaratmış olmasından gurur duyuyoruz. Elhamdülillah. Cebaliye’de her ailenin onlarca şehidi var. Eşimin soyadını gelecek nesillere taşıyacak kimse kalmadı; yeryüzünden silindiler. Her şeye rağmen âlemlerin Rabbine hamdolsun.

 

4. Gözlerimden tedavi görüyorum. Babam, eşim, oğlum ve torunlarımdan bazıları 2024’te şehit düştüler. Elhamdülillah. Kızım yaralandı; iki senedir tekerlekli sandalyede, hareket edemiyor. Kızımın tüm çocukları da yaralı olup şu an Gazze’de çok zor şartlarda yaşıyorlar. Hayırseverler onlara bakıyor, tedavi olamıyorlar. Durumları çok kötü. Erkek kardeşim, eşi ve çocukları da şehit düştü. Eşimin dört kardeşi, eşleri ve çocukları da şehit. Cebaliye’de hiçbir şeyleri kalmadı. Dükkanları, işleri, evleri, paraları vardı, her şey gitti. Akrabalar arasında toplamda 150 şehit, benim kendi ailemde 30 şehit var… Savaştan evvel altı oğlum, bir kızım vardı. Burada oğullarımdan biri bana refakat ediyor. Gazze’de hayatta kalan üç çocuğum ve onların da çocukları hepsi yaralılar. Elhamdülillah.

 

5. Açlıktan ölmek üzereydik. Cebaliye’den çıkıp güvenli bir bölgeye doğru gitmeye çalışırken yolda Yahudiler eşimi esir aldılar. Küçük çocuklarımla ortada kalakaldık. Oğlum kanser hastasıydı. Bir kampa sığındık. En son kanser hastası oğlumun tedavisi için buraya geldim. Mısır’dayım ama aklım Gazze’de tek başlarına bıraktığım çocuklarımda. Gazze’de durum gerçekten çok kötü. Tüm yıkıma rağmen Gazze’ye geri döneceğiz.

 

6. Kanser hastası olan eşime refakatçi olarak Mısır’a geldim; ancak eşim geldikten 15 gün sonra vefat etti, geri gidemiyorum. İki kızım ve bir oğlum Gazze’de kaldı. Çadırda kayınvalidem onlara bakıyor. Hafız olan iki kız kardeşim de şehit düştü.

 

7. Cebaliye şehrinde yaşıyorduk. 27 Aralık 2023’te yaralandım, keskin nişancı ateşiyle boynumdan ve sırtımdan vuruldum. Sol tarafımdan kısmi felç oldum, yürüyemiyordum. Mısır’a iki sene evvel geldim, tedavi görüyorum. Sol bacağımdan yürürken aksamaması için tendon uzatma ameliyatı oldum. İnşallah zamanla daha iyi olacağım.

 

8. 14 yaşındaki çocuğumun tedavisi için Mısır’dayım. Gazze’de evimi kaybettim, eşim yaralandı ve birçok akrabamız şehit oldu. Çadırlarda hayat çok zor. Elektrik olmadığından gece çocuklarım ağladığında onları göremeden teselli etmeye çalışıyordum. Kışın hava çok soğuk, çadırlar sular altında kalıyor. İçecek temiz su yok. Tuvalet-banyo yok. Umumi tuvaletler uzakta, çocuklar gece nasıl gidecekler? Geceleri ya kova bulundurmak gerekiyor ya da çocuklar altına yapıyor. Gündüz de tuvalet kuyruğu var. Tıbbi malzemeler de çok pahalı. Gazze’dekiler için hayat diye bir şey kalmadı.

 

9. Eşimi ve dört çocuğumu kaybettim. Bombardımanda yaralandığımda işitme kaybı yaşadım, hala az işitiyorum. Yine saldırıda bedenim yandı. Gerekli ilaçlara ulaşamıyorduk, ağrıkesici bile yoktu. Yaralanmamdan üç ay sonra Mısır’a tedavi için gelebildim; bu süreç zarfında tedavi göremediğim için çok kötü vaziyetteydim.

 

10. Eşim de ben de kanser hastasıyız. 2025 Ramazan’ında Mısır’a geldik. Bir senedir tedavi görüyoruz. Kaç defa ameliyat olduk. İyileşeceğiz inşallah. Bir kızım, bir de oğlum var.

 

11. Savaş çok zordu. Çocuklarımız yaralandı, yakınlarımız şehit düştü, evlerimiz yerle bir oldu. Savaştan önce güzelce yaşayıp gidiyorduk, savaşla birlikte sahip olduğumuz her şeyi yitirdik.

 

12. Tüm kuşatmaya, açlığa rağmen Cebaliye halkı olarak direndik. Öyle bir noktaya vardık ki hayvan yemlerini öğütüp ekmek yapıp yedik. Savaşı tüm şiddetiyle ve her boyutuyla yaşadık. Kuzeydekilerin durumu en zoruydu. Güneydekilerin en azından yiyecek lokması vardı. Güneydekiler savaşın şiddetinin anca yüzde 20’sini yaşamıştır, ama kuzey yerle yeksan oldu. Bugün biri gidip evini aramaya kalksa bırakın evini, evinin bulunduğu mahalleyi bile bulamaz. Her şeye rağmen alemlerin Rabbi Allah’a hamdolsun. Hayattayız, çok şükür.

 

13. Biz Cebaliye’de açlıktan ağaç yapraklarını pişirip yedik. Bir ay boyunca ekmek yüzü görmediğimiz oldu.

 

14. Kanser hastası olduğum için başkaları gibi koparılan otları veya yaprakları yiyemiyordum. Beş gün boyunca yiyecek hiçbir şey bulamadığım dönemler oldu. Açlıktan 40 kiloya kadar düştüm. Çok şükür Mısır’a geldik, burada daha iyiyiz. Ama çocuklarım Gazze’de kaldılar.

 

15. Gazze’ye gelen yardımları tüccarlar alıp çok pahalıya satıyorlar. Şu an gıda var ama satın almak gerekiyor ve fiyatlar aşırı pahalı.

 

16. Anne karnındaki çocuklar bile engelli doğuyor. Bu kadınlar savaşta ikinci bir felaket yaşıyorlar. Savaş sırasında kızım iki çocuğu doğurdu; ikisi de yoğun bakımda kaldı. Geçen sene doğan ilki çocuk hala hasta. Diğer üç aylık olup şu an yoğun bakımda. Allah yardımcısı olsun, merhametiyle muamele etsin. Doktorlar yaşaması %1 ihtimal diyorlar.

 

17. Gazze’de ilaç da dahil hiçbir şey yok. Hayat o kadar zor ki. Felçli bir kızım var, bazen ona bez bile bulunamıyor. Keza yaralı oğluma da gereken ilacı bulmak zor. Gazze’de tedavi olamıyor, tedavi için yurtdışına da çıkamıyor. Gazze’de durum tam anlamıyla bir felaket. Sular kirli, yaşadıkları çevre kirli ve sağlıksız. Ne giyecek kıyafetleri var ne de yiyecek yemekleri.

 

18. Hepimiz çocuklarımızı ve ailelerimizi Gazze’de bırakıp Mısır’a geldik. Onlara ne zaman kavuşacağız, ne zaman geri dönebileceğiz diye düşünüp duruyoruz. Gazze’de yaşadıkları tüm zorluklara rağmen onları düşünmediğimiz, onlarla beraber olmak istemediğimiz tek bir an yok. Burada içimiz hiç rahat değil. Her şey için Allah’a hamdolsun.

 

19. Adım Melek, 16 yaşındayım. Mısır’a 13 yaşında tedavi için geldim. Uzun süre yürüyemedim, tekerlekli sandalyeye bağımlıyım. Tekrar yürüyebilmek için fizik tedavi görüyorum. Ameliyat olunca rahatlayacağım. Hamdolsun iyileşiyorum. Allah’a şükür biz iyiyiz, bizden daha kötü durumda olanlar var.

 

Cebaliyeliler Gazze’nin en dayanıklı, sabırlı ve direnişçi kesimi. Neden? Sizin diğer Filistinlilerden farkınız nedir?

Hep bir ağızdan dediler ki “Rabbimiz sayesinde…”

 

Amenna, Allah’ın verdiği güç olmasa bunu başaramazdınız. Ama buna ilave faktörler de olmalı, öyle değil mi? Aralık 1987’de Birinci İntifada da Cebaliye mülteci kampında başlamıştı. Neden sizin direniş ruhunuz daha kuvvetli?

1. Biz ölümden korkmuyoruz. Ayrıca nesillerimiz iman, din, Allah yolunda cihad ve vatan sevgisiyle yetiştirildi.

2. Cebaliye halkı cihada âşık bir topluluktur. Bu şekilde yetiştirildik. Akidemize ve dinimize bağlılığımız daha kuvvetlidir.

3. Çocuklarımızı davamıza sahip çıkmaları ve gerekirse davamız uğrunda savaşmaları idealiyle yetiştiriyoruz.

4. Cebaliyelilerin dünya hayatında gözleri yoktur, ahirete âşıktırlar. Direnişçisi ve şehidi olmayan aile yoktur.

5. Cebaliye halkı çiftçiler ve sivillerden oluşur. Allah’ın hikmeti bu ya, direnişi genellikle devlet kurumlarında çalışmayanlar yürütür. Cebaliye Mülteci Kampı, dünyada nüfus yoğunluğu en yüksek kamptır. Erkek-kadın hepimiz camilerde yetiştik. Diğer bölgelere nazaran en fazla dinî öğretiyle yetişenleriz. Bizde cihat aşkı ağır basar.

 

Peki, sizin üzerinizde en çok etkisi olan şahıslar kimler veya kurumlar neler?

1. Camiler… Hepimiz cami halkalarına bağlıyız. Çocuklarımızı küçüklükten itibaren gönülleri camilere sıkı sıkıya bağlı yetiştiririz. Cebaliye halkının kendine örnek aldığı şahsiyet, sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemdir. Biz ne yaşarsak yaşayalım Peygamberimizin yaşadığı sıkıntılarla ölçülemez. Eğer dünyada rahat yüzü olsaydı en başta Peygamber Efendimiz rahat yaşardı. Biz bu şiar üzerine hayatımızı yaşıyoruz.  

2. Cebaliye, en baştan beri Kassam Tugaylarının ana merkezi, Gazze direnişinin kaynağıdır. Savaşlar hep Cebaliye’den başlardı. Daha önceki savaşlarda da bombardımanların ve saldırıların yoğunlaştığı yerdi; diğer bölgeler Cebaliye kadar etkilenmezdi. Ama bu sefer ayakta tek bir bina, hayata dair hiçbir şey bırakılmamacasına tamamen yerle bir edildi. Çünkü Siyonistler HAMAS’ın en çok buradan beslendiğini biliyorlardı.

 

Cebaliye’de hala yaşamaya çalışanlar var m?

Eşim, çocuklarım ve torunlarım Gazze’nin batısına doğru göç etmişti; ama ateşkes olunca Cebaliye’deki kampımıza geri döndürdüler. Koskoca şehir yok oldu. Onlar yıkımın ortasında çadır kurdular, saldırılar hala daha devam ettiği halde. Hayat orada çok zor, hatta hayat yok diyebiliriz. Cebaliye’ye giden ulaşım aracı da yol da yok. Yiyeceğe ve suya ulaşmak çok zor. İnsanlar gelen gıda yardımlarıyla karınlarını doyurmaya çalışıyorlar. Bir hastanın hastaneye ulaşması için kilometrelerce yürümesi gerekiyor. Bazı kuruluşlar yeni yeni Cebaliye’ye yakın bir bölgede sağlık hizmetleri vermeye başladı. Ama sağlık merkezi yok. İnsanların topraklarını terki reddetmesi ve yaşadıkları yere dönme ısrarı sayesinde Cebaliye biraz olsun hareketleniyor. Rabbimize razıyız. Direnmeye devam ediyoruz. Biz inatçı bir halkız, Allah’ın izniyle geri döneceğiz.