31 Ağustos 2026 Pazartesi

İSRAİL’İN HASTANEYİ BOMBALAMASI SONUCU YARALANAN GAZZELİ BİR HANIMIN HİKAYESİ


YARALI OĞLUNA REFAKATÇİ OLARAK GİTTİĞİ HASTANEYİ İSRAİL’İN BOMBALAMASI SONUCU YARALANAN VE AİLESİNDE 100’DEN FAZLA ŞEHİT BULUNAN BİR HANIMIN HİKAYESİ

Kahire, 3 Ağustos 2026

Röportajı yapan: Zahide Tuba Kor

Tercümede yardımcı olarak işimi kolaylaştıran Betül Aslan ve Yasemin Muş’a müteşekkirim.

 

NOT: Blogdaki şahsıma ait bütün yazı, röportaj, tercüme, fotoğraf ve infografikleri ancak kaynak göstermek şartıyla kullanabilirsiniz.

NOT: Blogda yer alan 1000'e yakın içeriğe http://ortadogugunlugu.blogspot.com.tr/2018/01/bu-blogda-neler-var.html linkinden toplu olarak ulaşabilirsiniz.

 

Gazze’nin neresindensiniz ve Mısır’a ne zaman geldiniz?

Gazze şehrindeki Zeytun mahallesindenim. Mısır’a eşim ve iki oğlumla birlikte tedavi için geleli 40 gün oldu. Savaşta aldığımız yaralar yüzünden ailecek tedavi görmemiz gerekiyor.

Sizinle başlayalım. Gazze’de nasıl yaralandınız?

Yaralanan oğlumla birlikte hastanedeydim. Yahudiler hastaneyi bombaladılar. Refakatçi olarak bulunduğum hastanede ben de yaralandım. Elimden isabet aldım, avucumda doku kaybı oldu, parmaklarımı kaybettim. Sonra sinir kaybı yaşadım, öyle ki bacağımı tamamen hissetmez oldum. Hamdolsun sonunda Mısır’a gelebildik, iyi olacağız inşallah.


Gazze’de saldırıya uğradığınız hastane hangisiydi?

Ehlî Arap (Baptist) Hastanesi idi. Bahsettiğim olay 5 Aralık 2023’te gerçekleşti. Daha önce bir kere daha o hastaneyi vurup büyük bir katliam gerçekleştirmişlerdi [17 Ekim 2023’teki İsrail saldırısında 500 Gazzeli katledilmiş ve çok büyük bir şok yaşanmıştı]. Bizimki ikinci katliamdı. Yahudiler o hastaneyi tam üç defa bombalayıp katliam yaptılar.

Ben 3 Aralık 2023’te oğlum için hastanedeydim. Oğlum başından, iki ayağından ve kolundan yaralıydı. Sağlığı çok kötüydü, ölmek üzereydi. Allah’a iki rahmetten birini vermesi için yalvarıyordu. Annesi olarak kendisine dua etmemi istiyordu. Çok şükür o günler geçti, Gazze’de ameliyat oldu.

Hastanede refakatçiyken etraftaki yaralıların yerlerdeki kanlarını ve kanlı bezleri temizliyordum. Torbaya doldurduğum çöpleri atıp dönerken işte o an hastaneyi iki füzeyle vurdular. Sonrasını hatırlamıyorum, bayılmışım. Durumum çok kötüydü.

Gazze’de toplamda üç ameliyat oldum. İlk ameliyatı o gün (5 Aralık 2023) yaptılar, ertesi günü taburcu oldum. Ama 28 Aralık 2023’te parmaklarımın temizlenmesi için ikinci ameliyatı olmam gerekti; çünkü parmaklarım siyahlaşıp kangren olmuştu. 30 Aralık’ta deri nakli için bir kere daha ameliyat oldum; uyluklarımdan deri alıp buraya naklettiler. Ama maalesef bundan sonra bacağıma felç indi. Düşmeye başladım, hareket kabiliyetim iyice kısıtlandı. Tedavi için bir süre hastanede kaldım, ama kısıtlı imkanlar yüzünden tedavi yeterli değildi. Elhamdülillah, Mısır’a geldik, burada inşallah iyi olacağız.


Peki ya eşiniz ve diğer çocuklarınız? Onlar nasıl yaralandı?

Eşim dışarıdayken kafasına isabet eden şarapnel parçası yüzünden beyin kanaması geçirdi. Günlerce bilinci kapalı yattı. Bir süre tedavi gördü ama iyileşemedi. Sağ tarafından sarsıntı yaşadı. Bu yüzden öfkesine hâkim olamıyor, duygularını yönetemiyor.

Daha sonra 10 Mayıs 2025’te küçük oğlum dayısıyla beraber bombanın doğrudan hedefi oldu. Oğlum bacağından yaralandı, kalçasından ayaklarına kadar kemiklerinde kırıklar oldu. Zaten hastaydı. Rantisi Çocuk Hastanesinin Nöroloji servisinde tedavi görüyordu. Beynindeki bir sinir merkezinde içi sıvı dolu kist var, migren problemi yaşıyor, sürekli baş ağrısı çekiyordu.

Savaşta ilk yaralanan oğlumun da ayağına platin takılması gerekiyor, Gazze’de takamadılar. Yarası çok büyüktü. Şu anda hala acı çekiyor, burada platin için ameliyat olması gerekiyor.

Elhamdülillah, Mısır’a geldik. İnşallah iyi olacağız.

Savaştan evvel eşinizin işi neydi?

Tankerle su dağıtımı yapıyordu. Ne yazık ki eşimi de tankeriyle birlikte vurdular. Öncesinde Yahudiler eşimi arayıp su dağıtmayı bırakmasını söylediler, “dışarı çıkma” diye tehdit ettiler. Eşim direndi, “Halkımın çocuklarının su içmeye ihtiyacı var” dedi ve işine devam etti. Tehditlere rağmen “canım vatanıma, halkımın çocuklarına feda olsun” dedi. Onu füzeyle vurdular. Elhamdülillah her halimize. Pes etmedi. Vurulan arabasını tamir edip işine geri döndü, halkına ve çocuklarına yardım etmek için. Yine vurdular.

Suyu nereden temin ediyordu? Yeraltı suyu muydu?

Eşim suları su tesislerinden para karşılığı alırdı. Bir hayırsever girişimci ortaya çıktığında suyun parasını öder, eşim de tankeri 5000 litre suyla doldurup sokaklarda, okullarda ve barınma merkezlerinde dağıtırdı. Kuyu suyuydu. Pompayla çıkarılıp içilebilmesi için işlemden geçerdi. İçilebilir temiz suydu yani.

Gazze’de ailenizden kalanlar var mı?

İki çocuğum vardı zaten. Çekirdek ailemle buradayım. Annem Gazze’de kaldı, o da yaralı.

Ailede toplam kaç şehidiniz ve yaralınız var?

Babam, iki kardeşim ve kardeşimin çocukları şehit oldular. [Buradan itibaren neredeyse sonuna kadar ağlayarak anlattı.] Ailemden geriye kalan herkes Gazze’de yaralı halde. Rabbimden bu savaşın bitmesini diliyorum. Savaş hepsinin hayatını mahvetti, durumları çok kötü. [İsrail’in yerle bir ettiği] Şucaiyye’nin yanı başındaki Zeytun Mahallesinde yaşıyorlar. Onların yaşadığı yerle güneye giden Selahaddin Caddesi’ndeki sarı hat arasında sadece bir kilometre var. Her gün annemle konuşuyorum, evden ayrılmalarını söylüyorum. Çünkü ailemden daha fazlasını kaybetmek istemiyorum. Allah rahmet eylesin, babam muhteşem bir insandı, diğer babalar gibi değildi. Ailemde harika insanlar var. Hatta buraya geldikten sonra bile bana destek olmaya çalışıyorlar. Gazze’deyken hep yanımdaydılar.

Yarın ameliyat olacağım, ne olacak bilmiyorum. Rabbim yardımcımız olsun. Rabbim Gazze’dekileri korusun, onların başına bir şey gelmesin artık. Gerçekten çok yorulduk, hem de çok. Ayrılık çok zor. Ailemi Gazze’de bıraktım, gurbetteyim artık. Yine de her halimize hamdolsun. Rabbim bize iyilik versin. Allah’tan dilediğimiz, burada tedavi olup savaşın bittiği bir Gazze’ye geri dönmek. Ailemde 100’den fazla şehit var. Bana en yakın olanları babam, kardeşlerim, kardeşlerimin çocukları ve üç halam. Kimini hastalıktan, kimini saldırılarda kaybettim. Sevdiğim o kadar çok kişiyi kaybettim ki... Rabbim oğullarımın burada tedavi görüp iyileşmesini nasip etsin; onları da kaybetmek istemiyorum, zaten Gazze’de çok yakınımı kaybettim.

Oğlumun katkı maddeli yiyecekler tüketmesi yasak. Doğal ve taze meyve-sebze yemek, çorba içmek zorunda. Şekerlemeler, tuzlu veya fazla baharatlı yiyecekler ve katkı maddeli her türlü gıda yasak. Gazze’deyken sağlıklı yiyecekler bulabilmek imkansızdı.

Ne yazık ki Gazze’den ayrılmak zoruna kaldık, yanımıza hiçbir şey alamadan... Aslında Gazze’de hiçbir şeyimiz de kalmamıştı; ne paramız vardı, ne yiyecek-içeceğimiz ne de giyeceğimiz.

Biz Gazze’nin kuzeyindeydik, 2025’teki ateşkesten sadece 20 gün evvel güneye geçtik. Tüm savaşı kuzeyde yaşadık. İlk kıtlık ve açlığı da, ikinci kıtlık ve açlığı da, korkunç bombardımanları da… hepsini yaşadık. En sonunda yaşanacak yerimiz kalmadı. Batıdaki Tel el-Hava’ya ailemizin yanına gittik. Yahudiler orayı da hedef aldırlar. Önce şöyle konuşmuştuk: “Füze isabet ederse ölürüz ne yapalım, saldırılara alıştık zaten; ama yaralanmayalım.” Çünkü oğullarım savaşta iki kez vuruldu; büyük oğlum babasıyla birlikte iki kez yaralandı, küçük oğlum da dayısıyla birlikte… Ama sonunda dayanamayıp şöyle dediler: “Güneye gidelim. Artık yeter, çok yorulduk. Füzeyle parçalanıp ölsek sorun değil, ama ölmeyip yaralanıyoruz. Bir daha yaralanmayalım.” Çünkü savaşın bütün o ızdırap ve sıkıntılarını bizzat yaşadık. Rabbim bizi, Gazze halkını ve bütün Müslümanları korusun. İnşallah bu günler geçsin, ya Rabbim.

Sizi bu röportajı yaparak çok üzdüm, ağlattım. Çok özür dilerim.

Hayır, vallahi canım, tam aksine iyi ki yaptın. İnşallah hayırlara vesile olur. Yaralarımızı unutmak mümkün değil ki zaten.

İnşallah bir sonraki ziyaretimde sizi daha sıhhatli halde görürüz… Mısır’da ne durumdasınız?

Şu an geçici olarak bir dairede kalıyoruz. Hastaneye yakın bir ev bulabilmek için dua ediyoruz. Büyükelçilikten de hiç kimseden de yardım göremiyoruz. Herkes yardım kuruluşlarına gidin diyor. Ben Gazze’den buraya gelirken tedavi görebileceğim iyi bir hastane ve temiz bir ortam bulacağımı, temel ihtiyaçlarımın karşılanacağını zannetmiştim. Ama öyle olmadı. Gazze’den geldiğimizde oğlumun ateşi 38,5 dereceydi. Ateş düşürücü ve ağrı kesici ilaç istediğimde bana “bedava ilaç yok” deyip para istediler. Param yoktu, daha geldiğimiz ilk gündü. Gazze’de hastanede ücretsiz ateş düşürücü veriyorlardı, ama Kahire’de para istiyorlar. Şok oldum. Bizim nasıl paramız olabilir ki? Ailecek hastayız, yaralıyız. Ben anneyim; çalışmam mümkün değil. Hem yaralıyım hem çocuklarımla ilgilenmem gerekiyor, iyi ve başarılı evlat olmaları için. Biliyor musunuz, çocuklarım savaştan evvel okulda çok başarılıydılar; not ortalamaları 90’lardaydı. Her eğitim yılı başında oğlum bana diyor ki “Bana bir okul bulun, zamanımı boşa harcamak istemiyorum, okuyup öğrenmek istiyorum.” Allah yardımcımız olsun, hayırlarla karşılaştırsın, her halimize hamdolsun. Rabbim Gazze halkının yardımcısı olsun ve korusun. Şu savaş bitsin inşallah hayırlısıyla.


1 yorum:

  1. Ellerinize sağlık Zahide hanım Allah Teâlâ kardeşlerimizin yardımcısı olsun bize de hidayet nasip etsin amin amin amiiinnn

    YanıtlaSil